ÇALIŞMA HAYATINDA KADIN OLMAK

Almanak 2007“Çalışma hayatı” diye bir kategori ele alındığında, yani kamusal alan/özel alan ayırımına sadık kalırsak, Türkiye’de çalışma hayatında kadın pek yok demek mümkün. Zira resmi istatistiklere göre, kentlerde her 5 kadından ancak biri çalışıyor ya da işsiz. Kentlerde çalışan kadınların yarıya yakınının iş dağılımı ise şöyle: Bir kısmı kamuda ve özel sektörde, şimdilik güvenceli ve iyi çalışma koşullarında; geri kalanı ise sosyal/kişisel hizmetlerde, yani yaşlı, çocuk, ev bakımı gibi “görünmeyen emek” olarak adlandırılan “kadın işleri”nde; sigortasız, güvencesiz ve kötü iş koşullarında, “pembe yakalı getto” dediğimiz kategoride. Kentli çalışan kadınların diğer geri kalan yarısı da kocasının, babasının işyerinde uğraşıp, didinip ücret almıyor zaten, onlar “ücretsiz aile işçisi” olarak adlandırılıyor. Kırsal kesimde ise, her 3 kadından ancak biri ya çalışıyor, ki o da ücret almadan aile toprağında, bağında çalışıyor ya da işsiz olarak kayda geçiyor. Toplumsal cinsiyete dayalı işbölümü sonucu, kadının statüsünü/görevini anne ve eş olarak “doğallaştırma” sürecinin çok keskin olarak çalışma hayatında da işlemeye devam ettiğini söyleyebiliriz. Ayrıca işgücü talebi açısından da küreselleşen sermayenin ihtiyacı hizmet sektöründe bir feminizasyondan bahsetmemize olanak tanımıyor. Çalışma çağında olan kadınların bu çok küçük “şanslı” kesiminin dışında kalan kentli ya da kırsal kesimden kadınların çoğunluğu ise ev kadını statüsünde “aktif” kabul edilen işgücü kategorisinin dışında gözüküyor; zira hem kentte hem de kırda işgücüne dahil olmayanların 3/4’ü ev kadındır.

Almanak Bilgiler

  • Yazar: Nurcan Özkaplan
  • Yıl: 2007
Ara...

AYRINTILI ARAMA

  • Etiketler
  • Kategori
  • Yazar
  • Yıl

Üye Giriş